Sayfa Yükleniyor...

3DH_3817-1280x853.jpg

BEBEKLER, MANDALİNALAR VE BİZE KALANLAR

Bebekler, Mandalinalar ve Bize Kalanlar

Ekim ayıydı, Mamepa’da bebeklerle duyusal oyun atölyeleri yapmaya başladığım. Yıllarca üç yaş üstüyle çalışan bir eğitimci olarak duyduğum heyecan tarifsizdi. Yaşam becerilerini yeni yeni kazanmaya başlayan küçük insanların öğrenme sürecine eşlik etmek çok büyük bir şanstı.

Duyusal oyun atölyelerinin birinde öğrenme ve keşif aracımız mandalinaydı. Amacımız mandalinayla yapılacak farklı eylemlerle çocukların duyularını etkin kullanmalarına rehberlik etmekti.  Atölye öncesi yaptığımız planlama ile sürece bir dizi aktivite ekledik. Mandalinayı koklamak, kabuğuna dokunmak, soymak, dilimlemek, dilimleri üst üste koyup kule yapmak, yan yana dizip yol yapmak, gruplamak, mandalinayı yemek gibi.

İlk üç adım gerçekleşti. Mandalinayı kokladık, dokunduk ve soyduk. Sonra çocuklardan biri mandalinayı yemeğe başladı. Ardından diğerleri. İkinci mandalinalar, üçüncüler derken… Bazıları üçüncüde doydu bazıları dördüncüde.

Bundan sonra sürece rehberlik etme işi çocukların kontrolündeydi. Birisi mandalinayı eliyle sıktı. Diğer çocuklar durur mu? Onlar da sıktı. Parmaklarının arasından sızan mandalina suyunun bir kısmı dirseğe doğru sızarken bir kısmı yerdeki mandalina kabuklarının üstüne damlamaya başladı. Hep birlikte minik bir kaba dönüşen kabukları mandalina suyu ile doldurmaya çalıştık. Kabuk ters durursa dolmuyordu. Şemsiyenin üzerinden akıp giden yağmur damlacıkları gibi yuvarlanıp yere akıyordu. Yerde oluşan minik mandalina suyu gölcüğüne elini daldırmak, vuruşlarla sağa sola bezemek, her yeri yapış yapış olan elini yalamak, eline bulaşmış suyundan mandalinanın tadına bakmak… Planladığımın dışında çocukların yaptığı onlarca eylemle biten atölyeJ

Bu etkileyici deneyimden bana kalan; sadece onları dikkatlice izlemek, algılamak, düşünmek ve birlikte harekete geçmek yeterli. Neye, ne zaman, ne kadar ve nasıl ihtiyaç duyduklarını söylüyorlar. Çocuklara fırsat verirsek yaşamı keşfetmek için maksimum çaba harcıyorlar. Ne yazık ki; yetişkinler onlara iyi şeyler öğretme niyetiyle bu çabayı minimuma indiriyorlar. Unutmayalım her çocuk doğuştan bilim insanıdır. Araştırır, karıştırır, dener, keşfeder ve öğrenir.